FİKİRTEPE PROJESİ "FİKİRSİZLİK"TİR
- Yayına Giriş Tarihi
- 21.01.2011
- Güncellenme Zamanı
- 03.03.2026
- Yayınlayan Birim
- MERKEZ
Ankara, 21 Ocak 2011
BASINA VE KAMUOYUNA
FİKİRTEPE PROJESİ "FİKİRSİZLİK"TİR
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş tarafından İstanbulun kaçak ve düzensiz yapılaşmış bölümlerinin sorunlarının "mucizevi çözüm yolu" olarak tanıtılan, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonunun "tadilen" uygun bulduğu "1/1000 Ölçekli Fikirtepe ve Çevresi Uygulama İmar Planı" kabul edilemez bir hesapsızlık ve "fikirsizliktir".
Planlama tekniği açısından kabul edilmesi olanaksız bu hukuk dışı kararla, İstanbulun bir parçası daha bugün sahip olduğu sağlıksız koşullardan çok daha içinden çıkılmaz duruma gelecektir. Yaşanan bu hukuksuzluğun belki de en vahim yönü, bu hukuk tanımaz, İstanbulu daha da içinden çıkılmaz duruma getirecek olan "imar komisyonu fikri"nin ülkemizde benzer sorunlu alanlara sahip belediyeler tarafından örnek alınması olasılığıdır.
İstanbulda gelecek yıllarda yaşanması olası bir büyük depremden etkilenme olasılığı bulunan kent parçalarının yenilenmesi, yaşayanların güvenli yapılarda oturmalarının sağlanması kuşkusuz önemlidir ve belediyelerin bu yenilenmede öncü rol üstlenmeleri de kaçınılmazdır. Ancak bu öncü rol hiçbir zaman söz konusu alanları daha da içinden çıkılmaz ve yaşanmaz duruma getirecek kararlarla gerçekleştirilemez/geçiştirilemez.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kabul edilen ve Fikirtepe bölgesinde yapılaşma haklarını Kadıköyün iki katına çıkaran, yaşayacak nüfusu binlerce kişi arttıracak kararın uygulanması durumunda, okul çağı çocuklarının gidecek okul bulamadığı, hastaların gideceği sağlık tesisi bulamadığı, sosyal ve kültürel amaçlı hiçbir tesisin yapılmadığı, kamu kurumlarının hizmet tesislerinin bulunmadığı, yaşayanların nefes alacağı bir parkın bile oluşturulamadığı bir kent parçası oluşacaktır.
Ülkemizde bugün geçerli olan ve "İstanbul Büyükşehir Belediyesi için de uyulması zorunlu olan" 3194 sayılı "İmar Kanunu" ve "Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik" gereğince, plan kararlarıyla söz konusu bölgede yerleşecek her yeni 1 kişi için 36,4 metrekare kentsel sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılması gerekirken, mevzuatın açık hükmüne rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından alınmış olan yapılaşmaları ve nüfusu iki kat arttıran, sosyal donatıyı hiç öngörmeyen, parsel köşesinde ayrılması öngörülen küçük yeşil alan olarak nitelendiren "sahte donatılı", açılacak ilk dava sonrası yargıda iptal edilmesi kaçınılmaz olan plan kararı, yalnızca büyük bir hata değil, aynı zamanda kararın altına imza atanlar açısından açık bir suçtur.
Sayın Kadir Topbaş tarafından "kentsel dönüşüm" adıyla medyada tanıtılan çalışma, her nedense bu bölge "kentsel dönüşüm alanı" ilan edilmeden yapılmaya çalışılmaktadır. Kentlerin sorunlarının "mucizevî çözümü" olarak tanıtılan ve Anayasaya aykırılık iddiaları arasında TBMMden geçirilen, kentsel dönüşüme ilişkin Belediye Kanununun 73üncü maddesi gereğince Fikirtepe bölgesinin neden kentsel dönüşüm alanı ilan edilmediği de cevap bekleyen bir soru olarak ortada durmaktadır.
İstanbulda yapılaşma yoğunluğunun düşük olduğu, tek katlı gecekonduların bulunduğu, yıkıp yenileme sonrasında elde edilecek kazancın yüksek olduğu bölgelerde, yaşayanların direnişine rağmen "zor kullanarak tasfiyeye yönelen", kentsel dönüşüm yetkisini kullanmaktan çekinmeyen Belediyenin Fikirtepede bu yetkisini kullanmaması dikkat çekicidir.
TMMOB Şehir Plancıları Odası, askı süresi içinde söz konusu planların teknik olarak yanlışlarını, mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırılıklarını içeren itirazlarını detaylı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesine iletirken, hazırlanan teknik rapor ayrıca kamuoyu ile de paylaşılacaktır.
Planlama tekniği açısından ve hukuksal açıdan büyük bir hata olan Fikirtepe İmar Planına ilişkin "imar komisyonu fikri"nin iptal edilmesi ve insanca yaşanabilir alanların üretilmesinin "asgari standartları"nı içeren mevzuatımıza uygun, yeni bir düzenlemenin yapılması yasal zorunluluktur. Bu nedenle, İstanbul Büyükşehir Belediyesini hukuka uygun davranmaya, ülkemizin en büyük belediyesi olarak, kendilerini örnek alan/alacak olan diğer belediyeleri de hukuksuz uygulamalar içine sürükleyecek kararlardan kaçınmaya, kötü örnek olmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz.
Diğer yandan, belediye meclisleri tarafından alınan kararların hukuka uygunluğunu gözetmesi gereken İçişleri Bakanlığını ve İmar Kanununun uygulanmasını, kentlerin insanca yaşanabilir yerler olarak gelişmesini gözetmesi gereken Bayındırlık ve İskan Bakanlığını görevlerinin ve sorumluluklarının gereğini yapmaya davet ediyoruz.
Kentlerin imar planlarının, belediye meclislerinin indirim mevsimlerinde (seçim dönemlerinde) "bir alana, bir bedava" yapılaşma hakkı dağıtma araçları olmadığını bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunmayı görev biliyoruz.
Necati Uyar
TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı